27 September 2007
Alacahöyük
Yazar: admin | Kategori: Alaca İlçesi| Alacahöyük| Alacahöyük Köyü| Anadolu Medeniyetleri Müzesi| Ankara| Antik Şehir| Antik Şehirler| Boğazköy| Chantre| E. Chantre| Eski Tunç Çağı| Frig| Frig yazısı| Frig Çağı| G. Perrot| H. Winckler| Hitit| Höyük| Kalkolitik| Kalkolitik Çağ| Makridi Bey| Tunç| Törensel Sembol| W. Ramsey| W.C. Hamilton| orthostat| Çorum
Alacahöyük, Çorum’un 45 km. güneyinde, Alaca İlçesi’nin 17 km. kuzeybatısında yer almakta olup, BoÄŸazköy’e 34, Ankara’ya ise 210 km. uzaklıktaki Alacahöyük Köyü yerleÅŸim alanı içerisindedir. Höyük, bilim alemine ilk kez 1835 yılında W.C. Hamilton tarafından tanıtılmış olup, bu yıllardan itibaren höyük Orta Anadolu’yu ziyaret eden bilginlerin uÄŸrak yeri olmuÅŸtur. 1861 yılında ise G. Perrot Anadolu gezisi sırasında höyüğe gelmiÅŸ ve kapının saÄŸ ve solundaki dört köşe kulenin planı ile orthostatlardan birini açığa çıkarmışır. Perrot bu çalışmadan sonra bu kabartmaların hitit dönemine ait olduÄŸunu da ilk olarak ileri süren kiÅŸi olmuÅŸtur.
![]()
Törensel Sembol
Tunç, Eski Tunç Çağı, M.Ö. 3. Binin ikinci yarısı,
Yüksekliği 34 cm. Anadolu Medeniyetleri Müzesi
Anadolu’nun tarihi coÄŸrafyasında emeÄŸi büyük olan W. Ramsey de Wilson ile birlikte 1881 yılında höyüğü inceleyerek birkaç yeni kabartmayı daha önce bilinenlere eklemiÅŸlerdir. 1893 yılında ise E. Chantre Anadolu’ya geldiÄŸinde ilk olarak höyüğe gelmiÅŸ ve o da sfenkslerin arasındaki dört köşe dehlizi ve onun gerisindeki ikinci kapıyı ve kapının sövelerini ortaya çıkarmıştır. Kabartmaların mülajını alan Chantre, kabartmaların konularına bakarak, Perrot gibi burasının bir saraydan ziyade mabet kapısı olabileceÄŸini ileri sürmüştür. Sfenksli kapının güneyindeki aslanları da inceleyen Chantre bu kapılardan biri üzerinde yer alan yazının Frig yazısı olduÄŸu görüşünü Ramsey’in yazısından sonra daha da kuvvetlendirmiÅŸtir.
Daha sonra 1906 yılından beri BoÄŸazköy’de çalışan H. Winckler, Makridi Bey ve İstanbul Arkeoloji Müzesi Müdürü Halil Ethem Bey’in teklifi üzerine Höyük’te araÅŸtırma yapmaya karar vermiÅŸlerdir. 1907 yılında Makridi Bey sfenksli kapıda yaklaşık 15 gün süren bir çalışma yapmış, bu çalışma sonucunda kapı önünde birkaç yeni orthostat daha bulmuÅŸtur. Höyüğün birkaç yerinde sondaj çalışması yaptıktan sonra, höyüğün kuzey eteÄŸindeki poterni (giriÅŸi) görerek bunu BoÄŸazköy’deki poternle karşılaÅŸtırmıştır.
Höyük’te gerçek anlamda ilk sistemli kazılar, Cumhuriyet Döneminde Atatürk tarafından baÅŸlatılmıştır. 1935 yılında Türk Tarih Kurumu adına Hamit Zübeyr KoÅŸay, Remzi OÄŸuz Arık ve Mahmut Akok gerçekleÅŸtirdiÄŸi ilk kazı çalışmaları 1983 yılına kadar sürdürülmüştür. Bu tarihten itibaren ara verilen kazılara 1997 yılında Prof. Dr. Aykut ÇınaroÄŸlu tarafından tekrar baÅŸlanmıştır.
![]()
Törensel Sembol
Tunç, Eski Tunç Çağı, M.Ö. 3. Binyılın ikinci yarısı,
Yüksekliği 24 cm. Dövme ve dökme tekniğiyle yapılmıştır.
Anadolu Medeniyetleri Müzesi
Yapılan araÅŸtırma ve kazılar sonucunda Alacahöyük’ün Kalkolitik ÇaÄŸdan günümüze kadar kesintisiz olarak iskâna sahne olan höyükte 4 kültür katı tespit edilmiÅŸtir. Kalkolitik, Eski Tunç, Hitit ve Frig dönemlerini kapsayan bu katlar kendi aralarında 15 ayrı mimari tabakaya ayrılmaktadır. Buna göre;
Kalkolitik Çağ : M.Ö. 4000-3000 ana toprak üzerine 15-9 tabakada,
Eski Tunç Çağı : M.Ö. 3000-2000 8-5 tabakada,
Hitit Çağı : M.Ö. 1800-1200 4-2 tabakada,
Frig Çağı : M.Ö. 750′den itibaren 1. tabakada yer almaktadır.
Höyük’te Kalkolitik Dönemde gerçekleÅŸtirilen ilk iskân kuzey kısımları tepeciklerle korunan ve su seviyesinden yüksek bir konumda güneye bakan bir alan seçilerek gerçekleÅŸtirilmiÅŸ olup, bu yerleÅŸme küçük bir köy durumundan ileriye gidememiÅŸtir. Bu dönemde mimari, taÅŸ temel ve kerpiçle örülen duvara dayanıyordu; çatı saz ve kamışla örtülerek, üzeri düz dam toprakla sıkıştırılıyordu.
![]()
Geyik Heykeli
Tunç, Eski Tunç Çağı, M.Ö. 3. Binyılın ikinci yarısı,
Yüksekliği 52.5 cm, Anadolu Medeniyetleri Müzesi
Kalkolitik Dönemi takip eden ve 4 yapı katı ile temsil edilen Eski Tunç Çağı Alacahöyük’te 13 kral mezarı ile önem kazanmıştır. 5. ve 7. kata ait olduÄŸu ileri sürülen mezarlar ÅŸehrin özel bir alanında yer almaktadır. Bunlar biçimleri bakımından Anadolu’nun ve hatta Önasya’nın eÅŸsiz mezar örnekleri olarak nitelenebilir. Mezarlar yetiÅŸkin erkek ve kadınlara aittir. Bu mezarlara çocuk ve bebek gömülmemiÅŸtir. Ayrıca bu mezarlarda birden fazla gömüye de rastlanmamıştır. Orta Anadolu’daki diÄŸer mezar tiplerinin aksine Alacahöyük’te hem mezarların hem de ölülerin istikametinde bir birlik vardır. Ölü hediyeleri Eski Tunç Çağında Ege ve Önasya’da bilinenlerin en zengini ve çeÅŸitlisidir. Bunların arasında bugüne kadar benzerlerine diÄŸer kültür bölgelerinde rastlanmayan güneÅŸ kursları, geyik ve boÄŸa heykelleri, süs eÅŸyaları, kama, kılıç, balta gibi savaÅŸ aletleri ile piÅŸmiÅŸ toprak, taÅŸ, altın, gümüş, tunç, bakır ve elektrondan yapılmış eserler de vardır. Eski Tunç Çağında Alacahöyük’ün mimari sistemi, Anadolu’nun özgün yapı tekniÄŸine dayanmaktadır; bu tekniÄŸe göre yapılan taÅŸ temelli, kerpiç duvarlı, düz tavanlı, sıvalı taban ve toprak çatılıdır.
Alacahöyük’ün ÅŸu an görülebilir kısmını oluÅŸturan Hitit tabakaları üç yapı katından oluÅŸmaktadır. Bu dönemde, 250 m. çapında daireye yakın ÅŸekildeki höyüğün kenarında bir savunma sistemi oluÅŸturulmuÅŸ olup, savunma sistemi üzerinde ÅŸehre giriÅŸi saÄŸlayan iki ana kapının varlığı tespit edilmiÅŸtir. Bunlardan biri güneydoÄŸudaki sfenksli kapı, diÄŸeri höyüğün batısındaki kapıdır.
![]()
Kadeh
Altın, Eski Tunç Çağı, M.Ö. 3. Binyılın ikinci yarısı,
Yüksekliği 13.9 cm, Anadolu Medeniyetleri Müzesi
Höyük’te olası ÅŸehrin dinsel kapısını oluÅŸturan güneydoÄŸudaki sfenksli kapıda, iki sfenks yer almaktadır. İki metreden yüksek olan ve monolit taÅŸ lentoları üzerine yontulmuÅŸ olan sfenks protomlarında baÅŸlar dikkati çekmektedir. Dışarı taÅŸkın ÅŸiÅŸkin gövdeli sfenksler ayrık ve kısa bacaklar üzerinde durmaktadır. DoÄŸu tarafındaki sfenksin iç yüzünde pençelerinde tavÅŸan taşıyan çift baÅŸlı kartal bulunmaktadır.
Sfenksli kapının doğu ve batısında yer alan kulelerin altında bulunan kabartmalar alçak kabartma tekniğiyle işlenmiş, ayrıntılar plastik olarak verilmiştir. Batı kulesi orthostatlarının hemen hemen hepsi tüm bir friz olarak izlenir. Bu kısımda altta kült-libasyon konularının ve üst sırada ise av sahnelerinin betimlendiği görülmektedir. Fırtına tanrısı onuruna kutlanan ve Hitit dini metinlerinden de bilinen bayram törenlerinde başrahip ve rahibesi olan kral ve kraliçe burada boğa karşısında dua pozisyonunda gösterilmiş, bunu izleyen kabartmalarda ise törenin diğer bölümleri betimlenmiştir. Doğu kulesindeki kabartmalarda oturan tanrıça önünde dua eden şahıslar yer almaktadır; bunlar kült törenlerinin devam ettiğini göstermektedirler.
![]()
Gaga Ağızlı Kap
Altın, Eski Tunç Çağı, M.Ö. 3. Binyılın ikinci yarısı,
Yüksekliği 14.3 cm, Anadolu Medeniyetleri Müzesi
Sfenksli kapıdan içeri girip, giriÅŸ kompleksini geçtikten sonra saÄŸ tarafta “Mabet-Saray” olarak adlandırılan büyük bir Hitit yapısının temelleri görülmektedir. Bu yapı, çeÅŸitli depo odaları ve diÄŸer komplekslerden oluÅŸmaktadır.
