Mersin-Silifke karayolunun Silifke’den 20 km. sonra, Narlıkuyu Köyü’nün yanındaki körfezdedir. Körfezin yanında İ.S. 4. asırdan kalma Roma hamamı mozaikli tabanını korumalı Narlıkuyu Mozaik Müzesi ni görebilirsiniz. Toroslara bakan yerde kalan Cennet-Cehennem obruklarıda yörede diÄŸer bir çok obruk gibi antik dönemde kutsal deÄŸerlere sahipmiÅŸ. Obruklar nasıl oluÅŸmışlar doÄŸal çöküntülerle oluÅŸmuÅŸlar, dik yamaçlara sahip, devasa büyük ve çok derin çukurlardır. Narlıkuyu’dan ana yoldan sapınca kuzey tarafa ayrılan dönembeçli yolun 2 kilometre kadar ötesinde ilk olarak antik bir kentin kalıntılarına sonra Zeus Tapınağına ve Devamını okuyun »
Güzel Türkiye’mizin haritasını açın ve Akdeniz Bölgesinin buluduÄŸu bölüme yakından bakın. Åžimdi Antalya kentinden KaÅŸ’a doÄŸru en uçtaki çıkıntı, yani güneye uzanan son nokta, Gelidonya Burnuna gidiyoruz. Antalya’daki bu bölgede güneÅŸ denizden doÄŸuyor ve yine denizde batıyor. Adrasan, Antalya’nın Kumluca ilçesine baÄŸlı ve Devamını okuyun »
Antik Kilikya Yöresinin deÄŸerli kentlerinden biri olan Adana, Hititler zamanından Osmanlı devrine kadar onlarca medeniyete evsahipliÄŸi yapmıştır. Mitolojik bilgilere ve rivayetlere göre adını gök tanrısı Uranüs’ün oÄŸlu Adanus’tan aldığı rivayet edilen güzide ÅŸehrimiz günümüzdede bölgenin en önemli ticaret ÅŸehirkerinden biridir.
Görülecek yerler:
Seyhan gölü üstünde Romalıar zamanından kalma TaÅŸ Köprü, Bölge Arkeoloji Müzesi, RamazanoÄŸlu BeyliÄŸi Zamanında Halil Bey tarafından 1507 senesinde kesilmiÅŸ taÅŸlardan yapılmış Ulu Camii, RamazanoÄŸlu Medresesi, inÅŸaasına Ziya PaÅŸa tarafından baÅŸlanan kesilmiÅŸ taÅŸtan Devamını okuyun »
Kıyıdan 1327 mt. yukarda, etrafı çam aÄŸaçları ve ormanıyla çevrili bir tatlısu gölüdür. Temiz havası ve natural olmasıyla mega ÅŸehirlerin kargaÅŸasından olabildiÄŸince uzakta, istediÄŸiniz gib ruhunuzu dinlendirebileceÄŸiniz bir cennet. Ünü Türkiye’nin dört bir yanına hatta yurtdışında bile duyulmuÅŸ olan ve senenin 4 mevsiminde 4 ayrı doÄŸa güzelliÄŸi sergileyen Abant Gölü yeÅŸi rengin üstünde beyazlara bürünmeden önce sararmış yaprakların altında sonbaharı bir baÅŸka yaÅŸatıyor. Cezbeden güzelliÄŸiyle doÄŸaseverleri kendisine aşık edip, kendine hayran bırakıyor.
DoÄŸa tutkunu genç serüvenciler, trekkingçiler, en kısa Devamını okuyun »
Kalenin ilk bölümlerinin Hurriler zamanında inşaa edildiği düşünülmektedir. 349 senesinde Roma İmparatoru II. Constantinus zamanında şehrin etrafı surlarla kapatılmıştı, kale daha sonraları güçlendirildi. Kesilmiş bazalt taşarından yapıldı. Artuklu, Akkoyunlu, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet zamanlarında tekrar ve tekrar onarıldı. Dış kale ve iç kale ikiye ayrılmak üzere iki bölümdür. 82 burçlu dış kale surlarının uzunluğu 5 kilometreye kadar uzanır.Toplam 4 kapıya sahiptir. 4 kapılı iç kale ise Kanun Sultan Süleyman döneminde surla kapatılmıştır.